Buradasınız: Anasayfa » Dolaşım » Hipotansiyon | Düşük Tansiyon Nedir | Belirtileri | Tedavisi

Hipotansiyon | Düşük Tansiyon Nedir | Belirtileri | Tedavisi

Bulantı, halsizlik, güçsüzlük, cansızlık, kulak çınlaması, odaklanma güçlüğü, unutkanlık şikayetleriniz varsa, düşük tansiyon (hipotansiyon) belirtileri gösteriyorsunuz demektir.

Düşük tansiyonlu biri olmak yani hipotansiyon sorunu ile mücadele etmek hoş olmasa da ciddi belirtileri olmadığı sürece sanıldığı kadar tehlikeli ve önemli bir problem değildir. Aslında kan basıncı düşük biriyseniz ve bundan çok da şikayetçi değilseniz, ortalama yaşam sürenizin daha uzun olduğu bile söylenebilir. Araştırmalar kan basıncı düşük seyredenlerin yüksek tansiyonlulardan daha uzun yaşadığını gösteriyor. Özellikle düşük kan basıncı ile ilişkili belirtiler ve yakınmaları olmayanlar sağlıklı kişiler olarak belirtiliyor. Bununla birlikte düşük tansiyon her zaman normal bir durum olmayabiliyor. Belirtilerin ağırlığı ve sıklığı nedeniyle ya da diğer bazı hastalıkların belirtilerinden biri olabilmesinden dolayı önemsenmesi gerekiyor.

Kan basıncının sürekli olarak düşme eyleminde olması ve hipotansiyonun bir sorun haline gelmesi kalp yetmezliğinden, kalp atım hızının kritik düzeylere düşmesinden, kalp kapakçık sisteminin bozulmasından, kalp ritim bozulmalarından da kaynaklanabiliyor. Böbrek üstü bezi yetersizliği, hipofiz bezi yetersizliği gibi durumlarda da kan basıncı düşmeleri ortaya çıkıyor. İdrar söktürücü ilaçların dikkatsizce kullanılması, uzun süren kusma ve ağır ishaller, egzersizle veya saunalarda oluşan aşırı su kayıpları kan basıncında ciddi düşmelere neden oluyor.

Öncelikle bilmeniz gereken düşük tansiyonun çoğu kez -ağır seviyelerde ve birdenbire oluşmamışsa- tehlikeli bir durum yaratmayacağıdır. Eğer böyle bir durumunuz varsa doktorunuz size bazı önlemler almanız konusunda uyarılarda bulunacak ve daha fazla su tüketmenizi, alkollü içeceklerden uzak durmanızı, tuz alımınızı bir miktar artırmanızı, ani bedensel hareketlerden kaçınmanızı, sık sık ve az yemenizi önerecektir. Eğer gerekli görürse bazı kan testleri, kalp incelemeleri ve beden manevrası testlerinden istifade edecektir. Zaman zaman yaşayacağınız baş dönmeleri ve sersemleme gibi problemleri çok ciddiye almamanızı, kan basıncınız daha da düşürebilecek ilaçlardan ve sıvı kayıplarından uzak durmanızı önerecektir. Güneşte, saunada, sıcak su dolu küvette fazla kalmamanızı ve ciddi bir tuz kısıtlaması yapmamanızı tavsiye edecektir.

Kan basıncınızın düşüklüğünden çok, oluşabilecek ani ve ciddi düşmelerden uzak kalmaya özen göstermek daha koruyucu bir önlemdir.

Genel kanaate göre kan basıncının 115/75 civarında olan değerleri optimal kabul ediliyor. 120/80 değerini geçmesi pek istenmiyor. Büyük tansiyonun (sistolik kan basıncının) 90, küçük tansiyon (diyastolik kan basıncının) 60′tan daha küçük olan değerleri hipotansiyon olarak kabul ediliyor. Büyük veya küçük tansiyondan sadece birinin yukarıda belirttiğimiz rakamların altında olması da kan basıncınızın düşük olduğu anlamına gelebiliyor.

Tansiyon probleminde bazı ilaçların da rolü var. Parkinson, depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlar, hipertansiyon ilaçlarının bilinçsizce kullanılması, idrar söktürücü ve kabızlık tedavi eden ilaçlar, göğüs ağrılarında kullanılan nitratlar ve nitrogliserin içeren ilaçlar, sertleşme sorununda kullanılan Viagra ve gibi ilaçlar ani ve şiddetli kan basıncı düşmelerine neden olabilir.

Çok YetersizYetersizİdare ederİyiÇok İyi (1.115 oy, ortalama: 4,85)
Loading ... Loading ...

Tecrübeni Paylaş

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Doldurulması gerekli olan alanlar işaretlenmiştir. *

*


üç × = 15

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>