Buradasınız: Anasayfa » Böbrek ve İdrar Yolları » Böbrek üstü Bezi Hastalıkları

Böbrek üstü Bezi Hastalıkları

Böbrek üstü bezi her iki böbreğin de üst ucunun tepesinde yer alır ve çok değişik iki bölümden oluşurlar; kabuk bölümü (korteks) ve iç bölüm (medulla).

Hipofiz bezinin salgıladığı hormonlarla uyarılan kabuk bölümü, üç değişik hormon grubu salgılar.

  • Bir hormon grubunun uyarıları sayesinde, sodyumun bedende tutulması ve potasyumun bedenden dışkılanması sağlanır. Yani bu hormon doğrudan, bedenin değişmeyen tuz dengesinin kuruluşuna/sürdürülmesine katılır.
  • İkinci bir hormon grubu, şeker, aminoasitler ve yağ metabolizmalarını düzenler. Bu gruplardaki steroit hormonları, tüm hücrelerde normal bir yenilenme(regenerasyon) ve sağlıklı bir gelişme sürdürülebilmesi için gerekli olan temel maddelerin ve besinlerin kesintisiz biçimde hedeflerine ulaştırılmasını sağlar. Bu hormonlar pek çok bedensel işlevde rol oynar ve iltihaplanmaları bile önlerler. Bu etki, tıpta yapay steroit ilaçlarının kullanımına da açıklık getiriyor. Bu yapay ilaçlar, iltihaplanmalara ve eklem iltihabı gibi hastalıklara karşı çok başarılıdırlar, ama çok önemli yan etkileri vardır. Bu yan etkilerden kaynaklanan hastalıklar, ilaç tedavisinin yan etkilerinden kaynaklanan hastalıkların en kötülerinden sayılabilir. Ancak, hasta özelliklerinin gerektirdiği bazı kaçınılmaz durumlarda, böyle bir ilaçtan kaynaklanabilecek rizikolar göze alınabilir.
  • Böbrek üstü bezi kabuk bölümünde üretilen üçüncü hormon grubu (kortikosteroit), erkeklik hormonu (androjen) ve dişilik hormonu (östrojen) ile birleşerek, bir cinsiyet hormonu kimliği oluşturur. Her iki hormon türü erkeklerde de kadınlarda da üretilir ve bunların arasındaki oran farkı, cinslerin arasındaki fiziksel farklılığın oluşmasını sağlar.

Böbrek üstü Bezi Hastalıkları

Primer hiperaldosteronizm:

  • Sıklıkla 30-50 yaşları arasında ve kadınlarda 2 kat daha fazla görülür.
  • Primer hiperaldosteronizm tüm hipertansiyon hastalarının %1-2′ni oluşturur.
  • Orta dereceli bir hipertansiyona ve baş ağrısına neden olur. Potasyumdaki düşmeye bağlı olarak halsizlik, kas güçsüzlüğü ve kramplar, çok su içme ve idrara çıkma gibi şikayetler tabloya eşlik eder. Ender olarak hiçbir belirti yokken rastlantısal olarak yakalanır.
  • Nedeni, olguların %75-80′inde adrenal korteksin iyi huylu adenomu (aldosteronoma), %15-25′inde bilateral zona glomeruloza hiperplazisi (idiopatik hiperaldosteronizm) ve nadiren nodüler adrenal hiperplazi veya korteks kanseridir (%1).

Tedavi: Neden aldosteronoma veya adrenokortikal kanser ise tedavisi cerrahidir; hiperplazi de ise öncelikli olarak ilaç tedavisi denenir. Aldosteronomalarda tercih edilmesi gereken cerrahi yaklaşım laparoskopik adrenalektomidir. Kanserlerinde ise açık cerrahi girişim gerekir.

Hiperadrenokortisizm:

  • Hipertansiyon olgularının %0.2′ni oluşturur.
  • Diğer belirtiler şişmanlık, yüzde kızarma, vücutta kıllanma, kuvvetsizlik, kol ve bacaklarda kas erimesi, adet bozukluğu, empotans, osteoporoz, psikiyatrik bozukluklar, kötü yara iyileşmesi, diabet, ödem ve hiperpigmentasyondur.

Tedavi: Kortizol salgılayan adrenal tümörlerinin tedavisi adrenali cerrahi olarak çıkartılmasıdır. Adenom veya nodüler hiperplazide laparoskopik, kanserlerde ise açık adrenalektomi uygulanır.

Feokromasitoma:

  • Yüksek tansiyon olgularının %0.5′inin nedenidir.
  • Sıklıkla hipertansiyon atakları ile seyreder.
  • Olguların % 80-90′ı iyi huylu tümörlere bağlı olarak meydana gelir.
  • Nöbetler şeklinde hipertansiyon atakları ve bu sırada baş ağrısı, terleme, bulantı gibi şikayetler olur. Belirtiler kanda adrenalin ve noradrenalin düzeylerinin artmasına bağlı ortaya çıkmaktadır.
  • Nadiren hipertansiyon sürekli de olabilir. Ayrıca hastada nabız sayısında hızlanma, kilo kaybı, baş dönmeleri, huzursuzluk, kalp sorunları, göğüs ve karın ağrısı ve deri belirtileri de gelişebilir.
  • Ailesel olan ve olmayan tipleri vardır.
  • Tümör erişkinlerde % 80 tek taraflı adrenal (çoğu sağda), % 10 iki taraflı adrenal ve % 10 adrenal bez dışında yerleşimlidir.

Tedavi: Feokromasitoma’nın tedavisi cerrahidir. Ancak operasyondan önce hastaların hipertansiyonunun kontrol altına alınabilmesi için bir süre ilaç tedavisi almaları gerekebilir. Günümüzde geçerli olan cerrahi tedavi endoskopik adrenalektomidir.

 

Çok YetersizYetersizİdare ederİyiÇok İyi (1.901 oy, ortalama: 4,73)
Loading ... Loading ...

Tecrübeni Paylaş

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Doldurulması gerekli olan alanlar işaretlenmiştir. *

*


4 + yedi =

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>